Savaş Zamanı Kullanılmış 6 Hayvan

Savaş Zamanı Kullanılmış 6 Hayvan

Savaş Zamanı Kullanılmış 6 Hayvan

Hayvanlar yüzyıllardır savaş taktiklerinde rol oynamışlardır. Bazen oldukça mantıklı gelse de- savaş arabası çeken atlar, cephane taşıyan eşekler- bazen savaş belgesellerinde kişilerin birbirinin üzerine kaplan salması kadar saçma olabilir.

Ve bazen iş daha da garipleşebilir. İşte o zaman ortaya çıkanlar...

6. Yanan Develer



Moğolların önderi Timur 1398’de Hindistan’ı işgal etmişti. Çünkü eğer Moğol’sanız genellikle işiniz bu oluyor. Delhi’ye yaptığı seferde, Sultan Mahmut Kağan’ın komutasında yer alan zırhlı ve palalı 120 fillik ordusuyla karşılaşmıştı.
 
Timur’un bu engel tanımayan ölüm makinelerine ne yaptığını duymadınız. Develer. Yanarlı dönerli develer…



Zafer kazanacağından emin şekilde Kağan, ordularına ilerlemeyi emrettiğinde Timur bir şeyler yapması gerektiğini biliyordu. Orduya panik hakim olmuş, bazı askerler kaçmaya başlamıştı. Timur fillerin kolay korktuğunu duymuştu. Kaybedecek bir şeyi kalmadığını düşünecek olsa gerek, develeri ön safa sürmeye karar verdi, ardından da develeri saman ve yağla kaplayıp ateşe verdi.

Yanan develer, muhtemelen ateşe verilmenin etkisiyle, öne atılıp koşuşmaya ve filleri korkutmaya başladılar. Develerden kaçmaya çalışan filler, geri dönüp koşmaya başladı. Bu da Hintli piyadeler için oldukça sıkıntılı bir durumdu zira hemen fillerin arkasında sıralanmışlardı. Kargaşanın önüne geçemeyen Kağan çaresizce piyadelerinin ezilmesine seyirci kaldı. Hint ordusu dakikalar içinde bozguna uğratıldı.

Timur, yağma, talan ve tecavüzle Delhi’yi dağıttıysa da henüz işi bitmemişti. Neler olup bittiğini anlamayan 120 fili etrafına toplayıp, bir törenle diz çökmeye zorladı. Kimsenin kendi ordusunu ateşe vermeyi düşünmeyeceğinden emin şekilde, filleri de ordusuna katıp Ankara’ya ilerledi.

5. Katil Yunuslar



Evet, “katil” yunuslar. Burada yunusların su altı madenleri bulmasından veya kurtarma görevi için eğitiminden bahsetmiyoruz.

Yunuslar çok iyi muhafızlardır. Bunun farkına varan A.B.D. donanması 1960 yılında bir deniz memelileri programı başlattı, Sovyet Rusya da bir süre sonra bunu örnek aldı. Evet Amerikalılar yunusları, teçhizat taşımak, teftiş yapmak gibi konularda eğitiyordu ancak Sovyet Rusya yunuslarının yüzgeçlerini kana bulamasını istiyordu.

Sovyet Yunus Birimi’ne ilişkin işlemler gizlilikle yürütülüyor ve yunusların öldürmeye programlandığı dedikodusu göz ardı ediliyordu. Ta ki 2000 yılında Ukrayna donanması kalan yunuslarını İran’a satana kadar… İşte o zaman, yunusların, düşman denizaltılarına intihar saldırıları düzenlemek ve düşman yüzücüleri zıpkınla kazığa geçirmek üzere eğitildiği ortaya çıkıyor. 



Dahası da var:

Diğer Sovyet yunuslarının yüzücüleri köpekbalığı iğneleriyle vurmaya eğitildiği ortaya çıkıyor. Şırıngalarda bulunan basınçlı karbondioksit enjekte edildiğinde, deniz altında santimetre kare başına düşen basınç oranıyla, yüzücünün bağırsakları diş macunu gibi ağzından dışarı çıkıyor. 
 
Bu durum, Amerikalıların da gizlice yunuslarını eğitip eğitmediği sorusunu doğuruyor. Hala da bu konudaki dedikodular devam ediyor. Örneğin Amerikalı yunus eğiticilerinden biriyle konuştuğunu söyleyen Avrupa yetkilisi, katil yunusların yetiştirildiği iddiasının onaylandığını açıkladı.

Amerikan donanması böyle bir programı inkar etse de, 1977’de bir donanma yunus eğitmeni, Amerikan yunuslarının köpekbalığı iğneleriyle donatıldığı iddiasında bulundu. Birkaç yıl sonra Donanma Deniz Memelileri programı eski başkanı, Penthouse’u, torpido yunusları Latin Amerika ülkelerine satmaktan dava etti. Mahkeme davayı reddettiyse de bunun sebebi konunun saçmalığı değil, duruşmaların devlet sırlarını ifşa edeceği yönündeki endişe idi.
 
 “Amerikan hükümeti, genetiğiyle oynanmış süper yunusların varlığını kabul veya inkar etmemekle birlikte, ton balıklarının göç süreci araştırması için 40 milyon dolar daha talep etmektedir. ”

Yunus tetikçilerin varlığına ilişkin sırlar mı? Onu da var sayıyoruz.

4. Hindi Paraşütler



İspanya İç Savaşı 1936’da başladı. Savaş sırasında, din karşıtları İspanya’nın güneyini işgal etmiş, Nasyonalistleri garnizonlarından dağa tepeye sürüyorlardı. Yüzbaşı Cortes liderliğindeki bir grup Santa Maria de la Cabeza manastırına çekildi.    
Ve bu aşamada hindiler devreye girdi.

Nasyonalistlerin manastırı savunma şekli büyük bir başarıdan hızla saçmalığa dönüştü. Şöyle ki, teçhizatlar havadan bırakılmak suretiyle temin ediliyordu. Bu aşamada birileri, İspanya’nın gelecekteki liderleri için paraşütün yeterli olmadığını düşünmüş olacak ki, yoğun analizlerden sonra pilotlar malzemeleri canlı hindilere bağlayarak manastırın üzerinde uçaktan bırakmaya karar verdiler. 

Hindiler kanatlarını çırparak yavaşlamaya çalıştılarsa da neticede toz haline geldikleri düşüşleri daha az komik olmadı. Tüylerden de kurtulduktan sonra askerler teçhizatın yanı sıra bir adet de taze hindiye hak kazanmış oldu.

Maalesef, bir yıl sonra hiçbir kuş biliminin engel olamayacağı şekilde manastır istila edilip ‘yenilebilir paraşüt’ dönemi de sona erince hindi paraşütler, diğer az bilinen hayvan temelli saldırı önlemleri gibi, tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gitti.

Savaş zamanı kullanılan hayvanlar yazımız devam ediyor-2. SAYFAYI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN



 
Askmen Türkiye’yi Takip et!

YORUM

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.
   

Çok Okunanlar

Ukraynalı Barbie
Zuckerberg'e Göğüslü Rakip
Pornoculardan İnternet Devine Dava
Seks Gibi
Casus Foto: Porsche Macan
Seksin Yolu Karanlık
Japonlardan Yapay Kalça
İnsanın En Sadık Dostu Peşinde
Süt İç Zayıfla
Metroda Kız Nasıl Tavlanır?