Türkiye'nin İlk Tescilli Dayak Yiyen Adamı

Türkiye'nin İlk Tescilli Dayak Yiyen Adamı

Türkiye'nin İlk Tescilli Dayak Yiyen Adamı

Yazan : Alp Türkalp
Kemal Sunal'ın Şark Bülbülü filmindeki Mazlum karakterini hatırlamayan yoktur herhalde. Dayak yiyerek ekmeğini kazanan Mazlum karakterini ise Türkiye'de gerçeğe dönüştüren bir adam var. İsmi ise Rıza Günay.

Dünyanın ve Türkiye'nin ilk "Stres Koçu" olan Rıza Günay kendine ait 4 farklı method geliştirmiş. İnsanların stresini atması içinse "Canlı Kum Torbası" olmayı seçmiş biri o. Eski bodyguard ve biyonik adam Rıza Günay, Seda Sayan'dan yediği tokattan, seanslarında yaşadığı garip anılara kadar tüm mücadelesini AskMen Türkiye'ye anlattı.

Seda Sayan müşterim oldu


Seda Sayan'dan öyle bir hareket bekliyor muydunuz?

Seda Sayan'a şimdi vurdurulmaz mı? Vurdurmuyorum dedim ama Seda Hanım'a yok diyemedim. Şimdi benim müşterim oldu. O görüntülerden sonra çok telefon geldi. 300-400 civarında internet sitesinde haber oldu.

Peki ünlülerden başka "Stres Koçu" olmanızı isteyen var mı?

Seda Sayan dışında ünlülerden var. 3'ü kadın olmak üzere 1'de erkek var.



Gelişi güzel yapılan bir hareket miydi yoksa önceden kuliste konuşulmuş muydu?

Gelişi güzel yapılan bir hareketti. Ama hazırlıklıydım. Seda Hanım'ın bir şeyler yapacağını hissetmiştim. Çevrem gerçi annem dahil buna üzülüyor. Annem "Niye vurdurtuyorsun?" diyor. Bende yayınlarda elimden geldiğim kadar böyle hareketleri yaptırtmamaya çalışıyorum. Sonuçta bu benim işim ve dayak yemeye alışığım.


Seda Sayan konuğunu dövdü | video.mynet.com


"Bu mesleği severek yapıyorum." demişsiniz. Ne kadar zamandır yapıyorsunuz? Biraz nasıl başladığınızı anlatabilir misiniz?


2 sene önce bodyguard'lık işini bıraktıktan sonra bir şeyler icat etmeliyim veya bulmalıyım diye düşünüyordum. Çocukluğumdan beri içimde bir ukte kalmıştı. Küçüklüğümden beri Kemal Sunal'ın filmleriyle büyüdüm. Kafamın bir köşesinde ise acaba bu Şark Bülbülü'ndeki Mazlum'un işi gibi bir iş var mı diye düşündüm.

Bir yandan alternatif tıpla ilgileniyordum bir yandan da Bio-enerji, yoga ve reiki'yle uğraşıyordum. Sonra ABD'de yer alan A'dan Z'ye çıkarılmış olan koçluk olayını araştırdım. Bütün hastalıkların sebebinin başlangıcı olarakta stresin olduğu Dünya Sağlık raporlarında söyleniyordu. Bende ABD'de ve dünyada olmayan Stres Koçluğu olayını fikir olarak benimsedim ve çalışmalarıma başladım. 

Stres atmak için insanların ne methodlar uyguladığını inceledim. Bende Stres Koçluğu adı altında "Canlı Kum Torbası" olayını kendi metodum olarak ortaya çıkarttım. 1-2 ay sonrada Türkiye şartlarında bu işin patlayacağını bildiğim için patent alma girişiminde bulundum. 13-14 ay sonra da patentimi tescillettim.

Kemal Sunal'ın Şark Bülbülü'ndeki Mazlum karakterini alarak strese iyi gelen bir sistem kurdum. "Canlı Kum Torbası" altındaki ilk sistemimde müşterilerime sadece savunma yaparak stres atmalarını sağlamaya başladım. Müşteriye hizmet içinse onların ofislerine ve evlerine gitmeye başladım. ABD'de uygulanan "Beat It" sistemini Latin müzikleri veya müşterilerin istekleri doğrultusunda müzikli bir terapi seansına dönüştürdüm.

Müşterilerimin %70'i kadın


Kadınlar mı yoksa erkekler mi daha sık size başvuruyor?

İlk başta kadınlar ağırlıklı geliyordu. Bende öyle düşündüğüm için kadınlara kilo ve boy olarak sınırsız yaptım. Ama erkeklerde kendi kilomdan ötürü 80 kg üstü olanlara izin vermiyorum. Veya herhangi bir dövüş sporuyla uğraşmış erkekleri müşterim olarak kabul etmiyorum. Çünkü kişi profesyonel veya amatör olsun bu terapiyi almasında kasıt olabilir. Müşterilerimin %70'i ise kadın.

Peki stres atma seansları sırasında hiç sinirlenmiyor musunuz? İlla sözlü sataşmalar oluyordur.

Ben bunun için haykırma-bağırma-çağırma diye terapi çıkarttım. Bu method müşterinin bilinçaltındaki olumsuz düşüncelerini, fikirlerini, düşüncelerini bana yapma olayıdır. Burada erkeklerin sevmedikleri kişinin veya hasmının ismini söyleyerek yapmalarını kadınlarda ise hiçbir sınır olmadan icraat etmelerine izin veriyorum. Erkeklerde ise 1-2 nokta önemli, onlara izin vermiyorum.

Ben bu yola başkoyduğum için sinirlenme gibi bir durum söz konusu değil. Fazla vuranlar bile oldu.

20 dakika sınırının üzerine çıkanlar olmadı mı?

Olmadı. 20 dakika sınır koymamın nedeni tamamen performanslarının 8-10 dakika arasında bitmesiyle ilgili. Ben 20 dakika bana vuran öyle biyonik bir adam görmedim şimdiye kadar. 18 dakika sürenler oluyor ama 3 dakika dinleniyor, sonra sövüyor sonra tekrar vuruşlara başlıyor. Sonuçta bu limiti koymamın sebebi ise diğer müşterilerime daha dinlenmiş bir şekilde çıkabilmek.

Müdavimi olanlar var mı?

Haftada 1-2 kere gittiğim müşterilerim var. Saati ve günü belli olan müşterilerimi tabii ki diğer müşterilerimden fiyat olarak ayırıyorum. Abone gibi oldukları için indirim yapıyorum.

En çok bankacılar başvuruyor


Peki hangi kesimden daha çok bu terapiyi almak istiyorlar?

Daha çok bankacılar ve şirket çalışanları başvuruyor. Ofis içinde çalışan stresli insanlar daha çok müşterim oluyor. Bir tane banka müdürü var mesela; her hafta toplantısına girmeden önce beni çağırıyor. 15-20 dakika evvel güzel birşekilde canlı kum torbası olarak beni kullanıyor. Kendisi daha sonra motive olduğunu söylüyor.

Bölüm bölüm seansı biraz açabilir misiniz?

İlk önce müşteriye gittiğimde hangi müzikten hoşlandığını öğreniyorum. Ritm tutarak istediği müzikle onu rahatlatmak için hangi metodu seçmek istediğini soruyorum. 1. method: Canlı kum torbası 2. method: Haykırma-bağırma-çağırma 3. method: Work-up.

3. methodumda ise stand-up'ın müzikallisini yapıyorum. Müzikle birlikte işimi nasıl icat ettiğimi, nasıl yaptığımı ve nelerle karşılaştığımı yaparak birebir stand-up yapıyorum. Stand-up'ın up'ıyla Workshop'un work'ünü birleştirerek eğlenceli bir şekilde düzenledim ve isim hakkını da aldım.

4. methodumu ise yeni çıkarttım. Deşarj-relaks odası kurdum. Yumurta, su balonu, şeker cam, çıta ve pasta gibi malzemeleri üzerime attırıyorum. Bir rahatlama methodu sunuyorum.

Seans sırasında kriterleriniz neler? Neler kullanıyorsunuz?

Seans sırasında çıplak elle vuruşlar olabilir diyorum ama surat, kulak arkası ve kafa arkasına vurdurmuyorum. Seans sırasında ise müşteriyle birebir kalıyorum. Grup olarak almıyorum.

Korunma aletlerim arasında eşortmanım süngerli, müşteriye ayakkabı kullandırtmıyorum. Müşteri için boks eldiveni şartı koşuyorum. Suratıma vurdururken korunuyorum.

İstanbul dışına gittiniz mi?

Birkaç kere gittim. Ama gidiş geliş çok maliyetli olduğu için tercih etmiyorum. Yoksa uçak paramı verip beni steyen müşterilerim bile oluyor.

Hiç dayak yemek isteyen biri olmadı mı?, Müşterilerinden gelen ilginç istekler neler? Röportajın devamı ikinci sayfada!


Röportaj
Alp Türkalp
AskMen Türkiye Editörü






 
Askmen Türkiye’yi Takip et!

YORUM

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.
   

Çok Okunanlar

Ukraynalı Barbie
Zuckerberg'e Göğüslü Rakip
Pornoculardan İnternet Devine Dava
Seks Gibi
Casus Foto: Porsche Macan
Seksin Yolu Karanlık
Japonlardan Yapay Kalça
İnsanın En Sadık Dostu Peşinde
Süt İç Zayıfla
Metroda Kız Nasıl Tavlanır?